Bugun...
SON DAKİKA

DÜŞ YOLCUSU

 Tarih: 24-11-2020 13:41:00
Nurdan Baysal Aladağ

İnsan hayatının anlamını ararken düşünüyor, hayal kuruyor ve gerçekleştirmek için tüm kalbiyle inanıp çalışıyor. Sonuç başarı olunca tadından yenmiyor. Çocukluktan, gençliğe oradan da yetişkinliğe geçen dönüm noktalarında verilen kararların doğruluğu ulaşılan mutlu sonda gizleniyor.

Uzun yolculuklar sırasında cam kenarında olup dışarıyı izlerken ya hayal kurarsınız ya da gördüklerinizin resmini zihninizde saklarsınız. Her ikisinde de hikâyeleriniz kalem kâğıt olmadan çoktan yazılmaya başlamıştır, farkına varmazsınız.

Hayal dünyanızda yapılan yolculuklar masrafsız ve sınırsızdır. Yıllar önce okuduğum kitabın sinemaya uyarlanan filmini izleyerek böyle bir yolculuğa çıktım. Okumayı öğrendiğim andan itibaren kitaplarla olan dostluğum ve kütüphanelerde geçirdiğim uzun saatler hayatıma yön verdi.

İlkokul öğretmenine hayran, çocuk ve insan sevgisi fazla olan duygusal bir öğrenciydim.  Seçeceğim mesleğim konusunda kesin kararlı oluşum Reşat Nuri Güntekin’in en yaygın ününü kazandığı ilk romanı ÇALIKUŞU’nu okuduktan sonra oldu. ‘’Romanda, iyi öğrenim görmüş bir İstanbul kızının, Anadolu’nun çeşitli köy ve kasabalarında öğretmen olarak yaşadığı serüven anlatılır. Serüven kısmı ağır basan bu romanda, kişilerin duygu dünyaları, ülke gerçeklerinden soyutlanmadan verilir. Çalıkuşu, her yaştan insanın rahatlıkla okuyup sevebileceği önemli romanlarımızdan biridir.’’diye kısa bir özet verilmesi yeterli değildir. Çalıkuşu adını taktıkları Feride’nin yerine kendinizi koyarak, âşık olduğu Kamran’ın bir gün karşınıza çıkacağına inanarak, kalbinizi yaralayan sözlerde ağlayarak, Fransızca eğitim almadığınıza, piyano çalamadığınıza yanarak, okuduysanız öylece kısa cümlelerle anlatamazsınız. Hayal dünyanızın ne kadar geniş olduğu okuduğunuz satırların zihninizde yansımasıyla yaratılan heyecan ve mutluluk hissine bağlıdır. Kitabın başından sonuna kadar her satırını yapılan betimlemelere hayran olarak okumuştum. Kitabın son cümlesini okuyup bitirdiğimde öğretmen olma aşkıyla yanıp tutuşan biriydim artık.

‘’Senaryosunu Reşat Nuri Güntekin’in 1922’de yayınladığı Çalıkuşu romanından Osman F.Seden’in uyarlayıp yazdığı siyah beyaz filmin yapımcılığını ve yönetmenliğini de yine Osman Seden yapmıştır. İlk film 1966 yılında gösterime girmiştir. Türkan Şoray, Kartal Tibet, Kadir Savun ve Zeynep Değirmencioğlu zamanın en iyi oyuncuları olarak filmde rol almışlardır.’’  ufak bir araştırma sonunda ulaştığım bilgilerdi. Ben doğmadan yazılan kitap ve oynanan filmi karşılaştırmak için yirmi yıl geçmesini beklemem gerekiyordu. Şanslıydım; başrollerinde gönlümün kral ve kraliçesi olarak tahta oturan Aydan Şener ve Kenan Kalav’ın rol aldığı Çalıkuşu dizisi lise yıllarında hediye paketi güzelliğinde önüme serildi. Dergi okuma merakım da onlar sayesinde başladı. Aydan Şener’in gülünce yanağında oluşan gamzesi, Kenan Kalav’ın âşık olunası yakışıklığı televizyonu kucaklama hissiyle izlememe sebep olmuştu. 1986 yapımı televizyon dizisi TRT kanalında 20 Nisan 1986 ile 1 Haziran 1986 tarihleri arasında, pazar akşamları ekrana geldi. Yedi bölüm süren diziyi her hafta heyecanla bekleyerek, nefes almayı unuturcasına seyrederdim.  Küçücük odamın her duvarı onların posterleriyle kaplıydı. Dizinin son bölümü bittiğinde tamamlanmayan bir şeyler kalmıştı; devamı gelmeli diye düşünmüştüm. Kitabı okurken kendi düş yolculuğumla ilerlemiştim. Filmi izlerken bana sunulan görseller, farklı duygularla hayalini kurduğum öğretmenlik ateşini körüklemiş, filmin devamını benim getirmem gerektiğinin mesajını vermişti. Üniversiteden öğretmen olarak mezun olduğumda, filmin yönetmeni ve oyuncusu artık bendim. Mesleğimi yaparken yaşadığım zorluklara önceden hazır gibiydim. Romanı adeta aynı ruh haliyle yaşayarak, yeniden yazıyordum. Olumsuz duygular yansıtan kötü kahramanlar gerçek hayatta fazlasıyla karşıma çıkmıştı. Öğretmeni hor gören cümleler hem kitapta hem de filmde beni etkilemişti. Avrupa gören ile görmeyen bir mi sözü kaç kez tekrar edildiyse ulaşılamaz bir hedef gibi düşünmüştüm. Bilinçaltıma yerleşen bu bilgiyle yıllarca hayal bile kurmamıştım. Anadolu’da zor şartlarda yaptığım mesleğimin yirminci yılında Avrupa’nın çeşitli ülkelerini gezmeye gittiğimde Çalıkuşu’nun uçabildiğini kendime ispatladım. Yurt dışına seyahatimi ertelememe sebep izlediğim film mi yoksa öğrenilmiş çaresizlik miydi bilemiyorum. 

Kitap okurken seçilen alıntı ile filmi izlerken etkilenen sahneler her zaman aynı olmayabilir. Herkes kendi yaşantısına ve duygu durumuna göre olanını seçecektir.

Kitabı okurken ayrı bir keyif aldığımı itiraf ediyorum. Okurken yalnızım; kitabın derinliğine dalıyorum, adeta orada yaşıyorum. Çünkü yazarla iletişim kurduğuma inanıyorum; kitap okumayı sevmemin bir nedeni de budur. Filmi severek izlemiş olmam genç yaşımın verdiği heyecan, görsele düşkünlük, müziklerin ruhumu beslemesiydi.

Edebiyat yapıtlarının sinemaya uyarlamasında birebir örtüşmeyen durumlarla karşılaşınca hayal kırıklığı da yaşanıyor. 2013 yılında tekrar çekilen Çalıkuşu dizisinde Aydan Şener yerine Fahriye Evcen rol alınca Aydan Şener tavrını ortaya koymuştu. ‘’Biz romanını oynadık. Diziyi uzatmak için romandan kopmadık. Çalıkuşu’nun ruhunu yakalayamamışsın’ ’demişti. Dizinin olumlu tek tarafı başrolde oynayan Fahriye Evcen ile Burak Özçivit’in birbirine aşık olması ve evlenmeleri olmuştu. Bu da senaryonun gücünü gösteriyordu.

ÇALIKUŞU kitabını yazan yazarımız Reşat Nuri Güntekin’i rahmet saygı ve minnetle anıyorum. Kitabı defalarca okusam bıkmam. Keşke edebiyat dünyasına böyle güçlü yapıtlar bırakılsa, filmleri yapılsın diye can atılsa, yüzyıllar boyu hatırlansa. Kitap mı güzel film mi diye yıllarca tartışılsa.

 Düşlerinizde yolculuk yapmak için yoksa hala bekliyor musunuz?

 İster okuyun ister yazın. Düş yolculuğuna çıkmayı yarına bırakmayın.

*Öğretmenler Günü’nü öğrencisiyle kutlayamayan tüm öğretmenlere sevgiyle…

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                   

 

  Bu yazı 1364 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI