Bugun...
SON DAKİKA

LOZAN ANTLAŞMASI’NDAN; İZMİR GAZİ HEYKELİ’NE….

 Tarih: 27-07-2021 08:53:00
Sancar Maruflu

Bugün 26 Temmuz. Kurban Bayramı nedeniyle devlet onayıyla yaşanan 9 günlük tatil sona erdi. Bugün tüm çalışanlar işbaşı yapıyorlar. Normal olarak her yıl gerçek tarihi olan 24 Temmuz günü kutlamamız gereken Lozan Antlaşmasının 97’nci yıldönümünü tatil süreci nedeniyle Bu Sabah Saat: 10.00’a erteledik. Kemeraltı’da bulunan İsmet İnönü Anı Evi Müzesi’nde Konak Belediye Başkanı Abdül Batur’un davetiyle bu önemli günü kutlayacağız.

 

24 Temmuz 1923 günü İsviçre’nin Lozan kentinde Türk delegasyonunun büyük mücadelesi ve başarısıyla sonuçlanan Lozan Antlaşması, Milli Mücadele sonrasında Türklerin milli mücadeleyi galibiyetle sonuçlandırdığını belgeleyen Türkiye Cumhuriyet Devletinin tapu senedidir. Devletimiz ve halkımız tarafından asla unutulmaması gereken ve her daim kutlanması gereken bir ulusal bayram günüdür. Lozan’ın başarısını sağlayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Türk Delegasyonunun Başkanı İsmet İnönü’yü ve kahraman delegelerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.

 

İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan ve 27 Temmuz l932 günü açılmış olan, “İzmir Gazi Heykeli”nin 89’ncu yıldönümünü bu yıl da 27 Temmuz Salı sabahı Gazi Heykeli’nin önünde saygı ziyareti ile kutlayacağız. İzmir Valiliği’nin, Ege Ordu Komutanlığı’nın ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nin de ortak logoları olan bu önemli heykelin yıldönümüne maalesef bu kurumlardan hiç bir zaman katılan olmaz.

 

Tabii; en büyük acımız, son 43 yıldır tüm anma yıldönümlerimize katılmış olan, Onursal Başkanımız Prof. Dr. Namık Çevik’in üç yıl önce vefat etmiş olmasıdır. 7 gün sonra koskoca bir temmuz ayını daha devireceğiz.

 

30 Temmuz Cuma günü 53 yıl önce Milliyet’te Abdi İpekçi Hocamızın öğrencileri olarak birlikte gazetecilik mesleğine başladığımız ve 15 yıl önce mendebur kanser yüzünden 30 Temmuz 2006 günü çok vakitsiz yitirdiğimiz Gazeteci Arkadaşım Duygu Asena’yı 15’nci ölüm yıldönümünde İzmir’de de hayırlarını dağıtarak anacağız. Aynı gün İzmir’in efsane Baro Başkanlarından Yazar, Avukat Cengiz İlhan’ı da 10’ncu ölüm yıldönümünde anacağız.

 

Önümüzde ki pazartesi günü; Saat: 11.00’de , Alsancak’ta ki Anıt Heykeli’nin önünde 2 Ağustos. 2007 günü yitirdiğimiz Duayen Gazeteci-Yazar, Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı İsmail Sivri’yi 14’ncü hasret yıldönümünde anacağız.

 

Bir türlü sona ermeyen orman yangınlarına çok üzüldük. Çok Üzülüyoruz. Ankara’dan S.B.F. Basın Yayın Yüksek Okulu’ndan Hocam; ADD Kurucusu, Dekan ve Mülkiyeliler Birliği Başkanı, “Hocaların Hocası” Prof. Dr. Cevat Geray’ı 3 yıl önce 26 Temmuz’da toprağa vermiştik. Rahmet ve minnetle anıyoruz.

 

İzmir’de Cumhuriyetin ilk yıllarında,imal ettiği kiremitleri Avrupa’ya ihraç edilen, İzmir’in ilk kiremit fabrikası olan “Altın Kiremit”i ailesiyle birlikte kurmuş, “Milli ve Yerli Sermaye” Öncüsü Dr. Ahmet İrfan Egeli’yi ve İzmir’de yıllar önce eşi Merhum Suzan Uslu ile birlikte, Türkiye’nin ilk bulvar kafelerinden birisi olan “Bonjour Cafe&Restoran”ı kurarak İzmir’lileri Avrupai tatlarla tanıştırmış, centilmenlik ve beyefendilik sembolü Orhan Uslu’yu da 11’nci ölüm yıldönümlerinde anacağız.

 

Kordon Otellerini de kuran çalışkan ve başarılı iş adamı Timur Gönülşen’in Kayınpederi, görsel sanatçı Atilla Uslu’nun ve Lale ile Suna’nın Babaları olan Orhan Uslu, Eşiyle birlikte 69 yıl önce İzmir’de Kordonboyu Apartmanı’nın altında kurdukları “Bonjour işletmesi” sayesinde İzmirlileri “Avrupa mutfak&gurme kültürü” ile tanıştırmışlardı. Ben şahsen İstanbullulardan önce, İzmir’de ilk kez “pizza”yı, Bonjour’da tatmış olmanın keyfini hala sürdürenlerdenim.

 

Yine Karşıyakalıların çok yakından tanıyıp çok sevdikleri efsane Matematik Öğretmeni Huriye Omaç Hocamızı ve çok değerli bir dostum olan Müteahhit – Yüksek Mühendis Mimar Mustafa Emre Karcıoğlu’nu, Sanayici Mehmet Emin Telyar’ı da ölüm yıldönümlerinde dualarımızla ve hayırlarını dağıtarak anıyoruz.

 

Bu yıl da; Yöneticilerinden olduğum “İzfak” kısa adıyla anılan “İzmir İl Fakirlerine Yardım Derneği” olarak, 170 İzmir’li hayırseverin yaptığı “vekaletle kurban bağışları” sayesinde Mübarek Kurban Bayramı’nın anlamına uygun olarak muhtaç ve mağdur halkımıza et dağıtımı yaparak Derneğimize güvenen bağışçılarımızın kutsal ibadetleri yerine getirdik. Dağıtımlarımızı yıl boyunca sürdüreceğiz. Bu tür hizmetlerin iyiliklere ve güzelliklere vesile olmasını yürekten yineliyorum. Bağışçılarımıza teşekkürler ediyorum.

 

Yarın yıldönümü 89’ncu yıldönümü kutlamasını yapacağımız İzmir Cumhuriyet Alanındaki Gazi Heykeli, 27 Temmuz 1932’de açılmıştır. Aynı gün İzmir’de ilk Palmiye Fidanları dikilmiştir. İzmir’de ilk planlı imar ve şehircilik hareketi de Gazi Heykelinin açıldığı ve palmiye fidanlarının dikildiği o gün başlamıştır.

 

89 yıl önceki Atatürk’ün Başvekili İsmet Paşa (İnönü), Hariciye Vekili Dr. Tevfik Rüştü Aras Ankaralardan kalkıp trenle İzmir’e gelmişlerdi. Vali Kazım (Dirik) Paşa’nın, Mahmut Esat Bozkurt’un, Rüştü Saraçoğlu’nun, Fahrettin Altay Paşa’nın; Dr. Mustafa Bengisu’nun, Hacı Hüseyin Öklem’in Milletvekillerinin, muallimlerin, muallimelerin, öğrencilerin, Milli Mücadele Gazilerinin, Altay’lı ve Karşıyaka’lı jimnastikçilerin, izci gruplarının, Askeri Mızıka Takımı’nın, Halkevi Korosu’nun, Yörük Ali Zeybeklerinin ve çok sayıda vatandaşın katıldığı 89 yıl önce yaşanılan o törenin kahramanı ise bu eseri İzmir’e kazandıran İzmir’in genç ve çalışkan Belediye Reisi Dr. Behçet Salih (Uz) Bey’di... Törenin yapıldığı günün çok sıcak bir temmuz günü olduğunu hatırlayarak; o günün mutluluğunu hep yaşayan; Cumhuriyetin ilk öğretmenlerinden 94 yaşında yitirdiğim Annem Neriman Maruflu, o günleri heyecen ve coşkuyla anlatırdı.

 

Dr. Behçet Uz, İzmir’e Belediye Reisi olur olmaz, Heykeltıraş Pietro Connanica’nın üzerinde çalıştığı şimdiki bir “Gazi Anıt Heykeli”ni İzmir’e kazandırmayı kafasına koymuştur. Behçet Uz, bu heykelle birlikte emperyalist düşmanın yakıp-yıktığı İzmir’de yepyeni bir “Akdeniz Sahil Kenti Kimliğiyle”yle beraber yeni bir İmar hareketi başlatmak istiyordu.

 

İzmir Gazi Heykeli’nin açılışı Kültürpark fikrinin doğuşunu ve Alsancak’taki Kültür Mahalleleri’nin ve Kültür Evleri’nin de başlangıcını ifade eder. Maalesef o güzelim bahçeli iki katlı kültür evlerinden günümüze sadece Talat Paşa Bulvarı’nda ki merhum Nebahat Dolman’ın evi ile Gazi Mektebi kalmıştır.

İzmir’de Kordonboyu’ndaki evinde kaldığı bir sabah; Gazi Paşa yürüyüşe çıkar ve Gazi (Cumhuriyet) Meydanı’ndaki Heykelinin önünde simit satan bir gencin kendisine verdiği tabureye oturarak at üzerindeki kendi heykelini seyreder. Daha sonra kaideye yaklaşıp kabartması yapılmış Milli Mücadele kompozisyonlarını inceler; bir anda hıçkırarak kendisini izleyenlere haykırır: “Bu günlere meşakkat içinde zorluklarla geldik. Halkımız- Köylümüz- Kadınlarımız, herkes çok sıkıntı çekti. Fakirdik- Fukaraydık. Aç bihaç, cepheden cepheye yıllarca taşındık. Ben en çok şehit ve gazi çocuklarım için ağlıyorum. Onların da bu günleri görmesini, onlarla birlikte bu günleri yaşamayı ne çok isterdim...”der. Bu olayı 60-70 kadar İzmirliyle Vali Kazım Dirik Paşa, Dr. Behçet Uz ve özel koruması merhum Gazi Süleyman Gülerada’da yaşamıştır.

 

“Atatürk’ün tüm heykellerini güzel yaptım. Ama İzmir’de ki Gazi Heykeli’ni yaparken çok etkilendim. Heyecan duydum.” diyen Heykeltıraş Pietro Conanica’yı da rahmetle anmalıyız. Ruhu şad olsun.

 

Heykelin açılışında yaptığı tarihi konuşmada Dr. Behçet Uz; “Atatürk, açılışını yaptığımız bu “Gazi Anıt Heykeli” ile, Cumhuriyetle muasırlaşmaya gidilen yolda, ilk imar ve modern şehircilik hareketinin İzmir’den başlatılmasını isteyerek; İzmir’i bir kez daha kurtarmış ve İzmirlileri onare etmiştir... Bu heykelle İzmir yeniden yaratılmıştır. Bunun Gazi Heykeli ile beraber sembolü ise; diktiğimiz ilk palmiyelerdir...” demiştir.

 

27-30 Temmuz 1932 günleri toplam -4500- adet palmiye, İzmir’in muhtelif yerlerine dikilmiştir. 2000 Palmiye Fidanı ise Gazi Heykeli’nin açılış töreninde halka dağıtılmıştır. Kültürpark’taki Palmiyeler Gazinosu’ndaki ve Kübana’daki Palmiyeler, 89 yıl öncesinin ayakta kalan anıtlarıdır.

 

1932 yılının İzmir’inde Gazi Heykeli’nin konulduğu bütün bu çevre, emperyalist düşmanın kaçarken yakıp yıktığı yangın alanı denilen, adeta pislik ve mezbelelik Heykeltıraş Pietro Conanica, İzmir’de kaldığı günlerde birde “Atatürk Büstü” yapmış ve Belediye’ye hediye etmiştir. Uzun yıllar Fuar ve Turizm Müdürlüğünün ikinci katında korunan ve gülen bir yüz ifadesine sahip olan bu müstesna eser, şimdi ortalıklarda yoktur. Fuar Lozan Kapısı girişinde Turyağ Genel Müdürü Sayın Şevki Figen’in Prof. Dr. Hüseyin Gezer’e yaptırıp Kültürpark’a hediye ettirdiği “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh Atatürk” büst anıtı gibi, oda; sırra kadem basmıştır. Fuarın sırra kadem basan anıtlarından bir tanesi de, yine Kültürpark Lozan girişinde yaptırılmış olan; Hürriyet ve Barış’ı temsil eden; “Ordu- Millet- Gençlik Elele” kompozisyonunu içeren “Hürriyet Anıtı”ydı. O da yok olmuştur. Allahtan yerine, “Atatürk ve İnönü” birlikteliğini yansıtan “Lozan Anıtı” yapıldı da yüreklerimize su serpildi...

 

İzmir’de yeni yetişen, yeni nesil, geçmişin karanlığından aydınlıkları yakalamış pek çok değeri maalesef bilmiyor. Tanımıyor. Biz; İzmiri Sevenler Platformu (İZSEV) olarak üzerinde durduğumuz her konunun apayrı bir değerinin olduğunu halkımız hatırlatmaya ve anlatmaya çalışıyoruz.

 

Tüm okuyucularıma, sağlık, sıhhat, huzur ve mutluluklar diliyorum.

 

  Bu yazı 325 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI