Bugun...
SON DAKİKA

HEP ŞİKAYETLERİ YAZACAK DEĞİLİZ YA!

 Tarih: 07-12-2023 08:26:00
YAŞAR EYİCE

*- ‘YAKARIZ’ MI, ‘YAPARIZ’ MI?

 

5 Aralık akşamı Şevval Sam’ı dinlemeye gittim.

Her zaman olduğu gibi en arka sırada yerimi aldım.

‘Yasak Elma’ dizisinden takipçisi olduğum Şevval Sam, karşıma, bizim ilkokul çağımızda yılsonunu etkinliğinde ront oynamaya çıkan kız çocukları gibi ‘kırmızı’ belden büzmeli etekli kırmızı bir elbise ile çıktı.

İlk sorusu şu idi:

‘Bodrum’da izlediniz mi?’

Yanıt;

‘Hayır!’

‘Harbiye konserime geldiniz mi?’

Yanıt, yine aynı;

‘Hayır!’

Bunlar benim cevaplarım…

Ama en önde oturan, Yunanlı bir grup ‘Evet!’ diyordu…

Onlar Şevval Sam’ın hayranları idiler.

Nasıl olmasınlar?

Çünkü konserin adı ‘Aşkı Bulacaksın!’ idi…

Ve Karadeniz’de Rum Pontus’tan kalma eserleri seslendiriyordu, sanatçı…

Kendisine ise ‘Semfonik!’ eşlik ediyordu…

Sahneyi dolduran grubu saymaya çalıştım, 40’a kadar geldim, karıştırdım, tekrar tekrar sayımı tekrarlamaya çalıştım.

Ama önümdekilerden bir grup coşup ayağa kalktıkça sonuca ulaşamadım.

Hadi maestro ile birlikte elli diyelim, olsun bitsin…

Bu kadar büyük kadro Emel Sayın’da bile var mı?

Çıkaramadım…

Leman Sam’ı biliyorum da, Şevval’in bu kadar ‘Şevval’ olacağını düşünemiyordum.

Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim;

Karadeniz şivesi ile eserleri yarı Rumca, yarı Türkçe icra ederken performansı süperdi…

Fakat, karşı kıyının insanlarının Rumca (yunanca) o kadar güzel eserleri var, ‘sağapayı’ (Seni seviyorum) o kadar güzel işlemişler ki, onları araya serpiştirseydi, çok daha başarılı olurdu.

İkinci bölümde, moda olduğu gibi giysi değiştirdi.

Ama renk seçimi yine bana göre yanlıştı!

Ne olmalıydı?

‘Kırmızı-bayaz-mavi!’

Tabii ki ben ‘İzmir’in Kavakları’nı söylerken coştum…

Birçok kişi gibi eşlik ettim…

Hepimiz eseri ‘İzmir’in kavakları’ olarak biliyoruz ama doğrusu ve gerçeğini söyleyeyim:

‘Ödemiş’in kavakları!’

Hatta bu konuda birkaç kez iddiaya girmiş kazanmıştım.

Ama olsun, ha İzmir ha İzmir’in en büyük ‘Efeler, kızanlar’ ilçesi Ödemiş olsun, fark etmez bizim için…

Ha sahi Şevval Sam’ın annesinden yediği bir zılgıtı da anlatayım:

Eserde ne deniyor?

‘Yakarız konakları!’

Ama anne Leman Sam, kızına hep şöyle diyor:

‘Yakarız konakları’ değil, ‘Yaparız konakları!’ olacak…

Yakmaya, yıkmaya, karşı olduğunu böyle belirtiyor…

Doğru hepimiz birlik, beraberlik, dostluk ve ‘yapıcı’ olmalıyız…

 

*- ÖNEMLİ OLAN

 

Her zaman söylediğimiz bir söz var:

‘Vatandaşın istek ve dileklerini yerine getiren kazanır!’ diye…

Bunu bazı belediye başkanlarımızda görüyoruz.

‘Bazılarında’ diyorum, hepsinde değil…

‘Çevre dostu!’ olarak bildiğimiz Erol Altınmekik, birçok kişi gibi bana da memnuniyetini bildirmiş.

Sürekli tenkit edecek değiliz ya!

Bakın Erol Bey ne diyor?

‘Sayın Başkanım, İz-Ban ve tramvay duraklarındaki tadilât talebim tramvaylarda araya cam konulması ile başladığını gördüm çok mutlu oldum.

‘Başlayan bir iş, o işin yarısıdır’ derler ben de katılıyorum.

Havalar tam soğumadan, metal oturaklar da kaplanarak halk soğuktan kurtulacak, İzmir halkı adına sağlık, huzur ve başarılarınızın devamını dilerim…’

‘Başkanım!’ dediği, içten ve dıştan bin bir darbe vurulmaya çalışılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer…

Ailesinde birçok ve önemli İstiklal Savaşı kahramanı barındıran İzmirli Filiz Kasapoğlu da, önceki gün beni aradı ve şunları söyledi:

‘Tunç Soyer İzmir’i dernekler, sivil toplum örgütleri, işçi sendikaları, uzmanlarla yönetiyor. Hiçbir işini ‘Ben bilirim, ben yaptım oldu!’ düşüncesi ve dayatmacası ile yapmadı. Ben bunları iyi bir takipçisi olarak söylüyorum. Hiçbir siyasi yönüm de yok, bir parti ile bağlantım da. Ama görünen köy kılavuz istemez. İzmir’i yurt dışında tanıtan bir başka belediye başkanımız olmadı. Türkçe gibi güzel yabancı dil bilmesi de büyük avantajı… En azından bir devre daha İzmir’i yönetmelidir.’

 

*- AMAN DİKKAT!

 

İçim cız ederek bir annenin feryadını da duyurmak istiyorum.

Anne Aycan Köse, oğlunun siber bir çete tarafından tehdit edilerek zorla istemediği uygunsuz bir video çektirildiğini anlattı.

Aycan Hanım, tüm çete üyelerinin cezalandırılmasını istiyor.

Duruşma 7 Aralık tarihinde İstanbul’da K. Çekmece adliyesinde görülecek.

Annenin ifadesine göre 11 yaşındaki oğlu bu nedenle ağır bir travma geçirdi.

İki ay okula gidemedi, hatta canına bile kıymak istemedi.   

Ben burada diğer aileleri de bir noktada aydınlatmak ve dikkat çekmek için konuyu ele aldım.

Kötü arkadaşlık, kötü alışkanlıklar derken şimdi de ailelerin başlarına böyle, ahlak dışı siber çeteler de çıkıyor.

‘Aman dikkat!’ diyerek çocuklarımızı bu tehlikeden uzak tutmak için, en ufak bir şüphede güvenlik güçleri ile işbirliği yapılmasını da öneriyorum.

Aileler öncelikle çocukların kullandıkları uygulamaları ve geçmişini kontrol etmeli.

Ayrıca çocukları, kişisel bilgilerle tehdit etseler bile inanmaları konusunda uyarmalı.

Aycan Hanımın oğlu, başına gelenleri ve tehditleri kendisine anlattı ama korkudan sessiz kalanlar olabilir.

Bu büyük tehlike büyümeden el birliği ile bertaraf edilebilir.

Olayları ve gelişmeleri sadece ‘uygunsuz’ sözcüğü ile özetleyebilirim.

‘Aman dikkat!’ diyorum..

 

*- ÖNEMLİ DUYURU

 

İzmir Büyükşehir Belediyesine gelen ihbarlar sonucunda yapılan kontrollerde birçok özel ve/veya kamu kurum ve kuruluşuna ‘İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tunç Soyer’den Davet Mektubu’ başlıklı ve ekinde ‘Davet mektubu.docx.z’ şeklinde bir zararlı dosya olan oltalama (spam/phishing) e-postalarının gönderildiği tespit edildi.

Bu tür e-postaların hangi faaliyetler kapsamında gönderildiği bilinmemekte olup konu ile ilgili Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezine (USOM) gerekli bildirimler yapıldı.

Söz konusu e-postalar İzmir Büyükşehir Belediyesi sistemlerinden gönderilmedi.

Şunu söyleyebiliriz:

Bu tür e-postalara itibar edilmemesi ve içeriğindeki herhangi bir ekin açılmaması önem taşımaktadır.

Bu konuda bu güne kadar çok uyarı yaptığımızı ve yapıldığını da anımsatmak istiyorum.

 

*- UZAKTAN OKUNACAK

 

Çok insanımızı ilgilendirdiği için paylaşmak istiyorum.

Anlatacağım çalışma öncelikle ‘pilot bölge’ olarak seçilen;  Güzelbahçe, Urla, Işıkkent’te uygulanacak.

Ama şunu da anımsatayım:

Başta Urla olmak üzere birçok merkezde, evlerin bahçelerindeki su ve elektrik saatleri ‘Köpek’ tehlikesi ya da ‘kilitli kapılar’ nedeniyle sokak kapısı dışına, büyük masraflarla taşınmıştı.

Şimdi konuya geleyim:

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, ‘akıllı sayaç’ uygulamasını hayata geçiriyor.

Hassas ölçüm yapan akıllı sayaçlar sayesinde abonelerin su saatleri artık uzaktan okunabilecek.

Altyapı yatırımlarını hız kesmeden sürdüren İZSU Genel Müdürlüğü, abonelik hizmetlerine teknolojik gelişmeleri de yansıtıyor.

Aralık aynı itibariyle dijital fatura uygulamasını başlatan İZSU, yenilikçi bir uygulamaya daha imza atarak, abonelerine akıllı sayaçlarla hizmet vermeye başlayacak.

 

 

 

  Bu yazı 705 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI