Gaziantep escort Denizli escort Adana escort Hatay escort Aydın escort İzmir escort Ankara escort Antalya escort Bursa escort İstanbul escort Kocaeli escort Konya escort Muğla escort Malatya escort Kayseri escort Mersin escort Samsun escort Sinop escort Tekirdağ escort Eskişehir escort Yalova escort Rize escort Amasya escort Balıkesir escort Çanakkale escort Bolu escort Erzincan escort Şırnak escort Van escort Yozgat escort Zonguldak escort Afyon escort Adıyaman escort Bilecik escort Aksaray escort Ağrı escort Bitlis escort Siirt escort Çorum escort Burdur escort Diyarbakır escort Edirne escort Düzce escort Erzurum escort Kırklareli escort Giresun escort Kilis escort Kars escort Karabük escort Kırıkkale escort Mardin escort Kırşehir escort Maraş escort Manisa escort Muş escort Kastamonu escort Ordu escort Nevşehir escort Sakarya escort Osmaniye escort Şanlıurfa escort Sivas escort Trabzon escort Tokat escort Ardahan escort Bartın escort Karaman escort Batman escort Bayburt escort Bingöl escort Elazığ escort Gümüşhane escort Hakkari escort Isparta escort Uşak escort Iğdır escort
Manavgat escort Alanya escort çanakkale escort Aydın escort muğla escort tekirdağ escort manisa escort balıkesir escort trabzon escort elazığ escort ordu escort kütahya escort ısparta escort rize escort maraş escort yalova escort giresun escort yozgat escort tokat escort şanlıurfa escort sivas escort batman escort erzurum escort sinop escort kırşehir escort karaman escort kırıkkale escort bolu escort amasya escort niğde escort uşak escort edirne escort çorum escort osmaniye escort zonguldak escort van escort erzincan escort Kastamonu escort Kemer escort Kırklareli escort Aksaray escort Burdur escort Adıyaman escort
1xbetm.info hipas.info wiibet.com mariobet giriş restbetcdn.com
Bugun...

Süleyman Dilsiz’den mutfaklara demirbaş bir kaynak daha: “GURMEPEDİA”

Diyetisyen, mutfak ve sağlık profesyonelleri ile mutfak sevdalısı herkesin başucu kitabı olma iddiasındaki Gurmepedia bildik ezber tatlarımıza farklı tatlar katmak, yenilikçi mutfağımızın inşası ve israf farkındalığı ile mutfağımıza referans kitap olma niteliğinde!
facebook-paylas
 Tarih: 18-11-2021 15:00:00

Süleyman Dilsiz’den mutfaklara demirbaş bir kaynak daha: “GURMEPEDİA”

Gastronomi yazarı Süleyman Dilsiz, yemekseverlerin karşısına bu sefer de demirbaş olacak bir kitapla çıkıyor. Kılçıksız Balık, “Taze Balıklar, Tarifsiz Tatlar”, Kahvaltıya Dair Her Şey ve Salataya Dair Her Şey kitaplarının yazarı Gurmepedia ile de yine İLK olma iddiasını sürdürüyor.

 

Yazar Dilsiz, toplumca büyük eksikliğini hissettiğimiz temel sağlık-beslenme okuryazarlığı altyapısını oluşturup mutfak ile ilgili 600’ün üzerinde malzemenin alternatiflerini ve bunların doğru saklanmasını ele alıyor.

 

Mutfağımızda eksikliği hissedilen ansiklopedik yayın ihtiyacını karşılamak için 6 yıl çalışarak hazırladığı kitabı anlatan Dilsiz, “İnsanoğlu küresel salgınlarla güvenli gıdanın yaşamı nasıl şekillendirdiğinin farkına vardı. 4. kitabımda temel beslenme ve sağlık okuryazarlığıyla birlikte mutfağa dair her şeyin alternatiflerini tanıyıp sağlıklı ve farklı tatlar geliştirmek istedim ve doğru saklamayı ön planda tuttum. Çünkü mutfağımıza giren her üç malzemenin biri çöpe gidiyor. Ezber tarif ve pişirme yöntemleriyle yeni tarifler geliştirmekten çok uzak kalmışız. Yüzlerce tarifiyle Anadolu’nun lezzetlerine sahip çıkıp, günümüz beslenme eğilimlerine göre şekillendirip sunamıyoruz. Mutfağımızı yanlış ezberler yönlendiriyor. Bu zihniyete farklı bir vizyon getirmek istedim,” diyor. 

 

İsraf duyarlılığı için ulusal seferberliğin şart olduğunu söyleyen Süleyman Dilsiz, kitabında şunları yazdı: 

 

"Türkiye’de ilk olan mutfağa dair her şeyin Alternatif rehberini hazırladım. Burada mutfağın 500 den fazla ürününü “oda sıcaklığında, buzdolabı ve derin dondurucu” olmak üzere her bir ortamda nasıl-ne kadar süre doğru saklanacağını her birinin ayrı ayrı ele alarak işledim. Aslında esas amacım tüm mutfak ürünlerinin yerine kullanılabilecek alternatif ürünleri tanıtarak yeni Türk mutfağı inşasının altyapısını da oluşturmak istedim. Pandemi mücbir hali zaten tadı olduğu kadar tasarrufu dinamiklerini de bizlere kafamıza vura vura öğretti.
Aileden başlayarak sağlık-beslenme ve israf okuryazarlık bilincinin yerelde belediyelerce toplum temelli oluşturulması en acilinden şart.

Mart ayında Birleşmiş Milletler, ‘21 Gıda İsrafı Endeksi Raporu (Food Waste Index Report ‘21) yayınladı. Bu rapora göre dünyada her yıl yapılan toplam gıda israfı 931 milyon ton. İsrafta ilk sırada yer alan ülke Kongo Cumhuriyeti iken ikinci en çok israf yapan ülke Meksika. Maalesef Türkiye’de her yıl 7.7 milyon tondan fazla gıda israfıyla üçüncü sırada. Bu da her yıl kişi başına 93 kg yiyeceğin çöpe atılması demek! Gıda, ilk tarımsal üretimden son hane halkı tüketimine kadar tüm tedarik zinciri boyunca israf var. İsrafın yüzde 61’lik bölümü evlerde, yüzde 26’sı gıda hizmeti veren yerlerde, yüzde 13’ü ise gıda satıcılarında ortaya çıkıyor. Bu arada Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) yayınladığı bir raporda çöpe giden ekmeğin yarım milyon tondan fazla buğdayın israf edilmesi demek! Bu denli yüksek israf oranı, tasarrufu önemsemeyen, tüketim odaklı büyüme politikalarının bedelidir. Tabii ki yüksek tüketimde nüfusumuzun dinamik yapısını da unutmamak gerekiyor!

Dünya nüfusunun ‘50 yılında 9.3 milyar olması bekleniyor. Bu nüfusun beslenebilmesi için yüzde 60 daha fazla gıda üretilmesi veya israfı azaltıcı, tasarruf artıran, nüfusu azaltan bilinçli tüketim için sürdürülebilir politikaların üretilmesi gerekiyor. Yoksa kıtlık israf yoğun tüm toplumların öncelikli belası olarak ulusal güvenlik için tehdit olacağı mutlak öngörüm.

Tasarruf bu noktada toplumların en önemli israf panzehiri! ’01 Derviş programı olarak bildiğimiz “tüketebildiğin kadar tüket, üretmesen, biriktirmesen de olur!” tüketimi bugüne kadar mutlak teşvik etmiş durumda. Tüketimin aşırı arttığı toplumlarda sürekli tasarrufun eridiği bizdeki örneğiyle ortada. ’20 yılında kişi başına gelirimiz 8.500 USD olmuş. Hane halkı tüketim harcamalarının 3.2 artmış ve tüketim harcamaları yüzde 57’ye ulaşmış. Hızla bu çılgınlığın frenlenmesi gerekiyor. Gıda israfında dünya üçüncülüğü bu dayatmacı politik kaosun çıktısı.

Son yüzyılda savaşlarda dahil çok çeşitli yokluklar görmüş insanımızın bu tüketim çılgınlığını anlamakta güçlük çekiyorum. Kutsal kitabımızın ‘İsraf etmeyin. Çünkü O israf edenleri sevmez!’ emriyle bile tüketim çılgınlığını azaltamamışız. ‘Karun malı olsa israfına yetmez ya da hazıra dağ dayanmaz.’ Kulağımıza küpe olması gereken cinsten kültürümüzün israfa dair onlarca atasözlerinden birkaç tanesi. Öyle ki bir toplumun gıda israfında dünya üçüncüsü olması alternatif farkındalık politikalarını toplum temelli inşa edemediğimizi ve toplum rol modellerin itibardan mutlak tasarruf etmesi gerektiğini de gösteriyor.  
 
Halbuki ’40 yılında kurulan köy enstitülerinin kendi kendine yetme ve üretime yönelik ev-tarım ekonomisi vb dersleri ve uygulama örneklerini gördükçe tasarrufun ve israf bilincinin toplum temelli yayılmasının gücünü keşfediyor insan. Bu değerli beceriler kazandıran okul oluşumu ’54 yılında kapatılmış maalesef! Sonrası toplum aydınlanması adına alternatifinin geliştirilmemesi sanki bugünlerin dünya üçüncüsü israf toplumunun temeli o günlerde atılmış fikri oluşturuyor bende.

Toplumumuzun kendi kendine yetme becerisi, gıda okuryazarlığı ve kültürü o günlerde atılabilseydi bugün tarih boyunca tarımın dünya başkenti Anadolu topraklarının değerleri kendimize yeteceği gibi dünyaya pazarlayabilecektik. Tıpkı Hollanda ve Danimarka ya da Kanada gibi! Ne yazık ki israf her yerde… Belki de en büyük hoyratça israf bu topraklarda “toprak-su ve insan” kaynağında! Kim bilir?

Daha da vakit kaybetmeden israf etmeden üretmenin kutsallığı bilincini toplum temelli yayılması gerekiyor. Çünkü kıtlaşacak gıda, hazıra alıştırılmış, üretmeyen toplum yapısı, ulusal güvenliğimiz için yarının en tehlikeli riski sürekli alarm veriyor! Bunun için en acilinden politikalar geliştirerek israf duyarlılığı için ulusal seferberlik ilan edilmelidir. Aileden başlayarak sağlık-beslenme ve israf okuryazarlık bilincinin yerelde belediyelerce toplum temelli oluşturulması en acilinden şart.

Gıdaların alternatif kullanımından, ölçüm, doğru pişirme, saklanmasından, sağlık-beslenme okuryazarlığından kendi gıdasını üretebilecek becerilerin hızla topluma entegre edilmesi hayati önemde. Aksi halde ulusal güvenliğimiz ve  sağlıklı toplum beklentimiz hep yarınlara kalacak.. Tabi bu arada hızla yaşlanan, sağlıklı ve üretken toplumumuz kalırsa!  
 
Yıllık 600 bin ton buğdayın israf edildiğ ülkemizde ekmeği mutfakta doğru saklama için:  Oda sıcaklığında 1-2 gün, buzdolabında hava akımıyla kuruyabileceği için 3-5 gün. Ancak DD en doğru saklama yeri olacaktır.

1. EKMEK: Aslında dondurmak en iyi saklama yöntemi. Porsyonlayıp dilimleyin ve tüketim miktarınız kadar saklayın!)

 Kısa süreli saklama için: (3 haftadan daha kısa) kilitli poşet, aluminyum folyo veya steç filme sarın. DD’ya alın.
 Uzun süreli saklama için: (3 haftadan daha çok, 6 aya kadar) İlk önce streç filme sarın. Tekrar sarın Öylece 6 ay saklayabileceğiniz gibi buz yanığını da önlemiş ve kötü koku sinmesini önlemiş olacaksınız."

  Bu haber 93 defa okunmuştur.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER KÜLTÜR SANAT Haberleri
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI