Bugun...
SON DAKİKA

ALMANYA ve HİTLER TERCİHİ

 Tarih: 04-02-2024 10:46:00
RUHİ ÇİLEK

Bir önceki yazımı, Hitler’i şansölye makamına hazırlayıp oturtan, Thule Cemiyeti kurucusu Kont Rudolf von Sebottendorf’un şu sözü ile bitirmiştim, oradan devam edelim, “Almanya kaybetmeyecek. Yenilse bile kaybetmeyecek. Bizim ikinci bir sığınağımız var. Cephede hayal kırıklığı yaşarsak orada yolumuza devam edeceğiz. Almanya kaybetmeyecek. Her şeyi hazırladım. Almanya kaybetmeyecek.”

 

Peki, “Führer Rejimini” ve o makama Hitler’i hazırladığını iddia eden bu muhterem kim ki, bu meziyetlere, imkân ve kabiliyete haiz de, tüm bunları adeta tereyağından kıl çeker gibi hallediyor. Böyle bir adam olabilir mi? Bence mümkünatı yok, olamaz… Peki, nasıl olabilir, tek bir yolu olabilir, bu muhterem olsa olsa büyük sermaye tarafından görevlendirilir… İnceleyince görülüyor ki, açıktan iktidara gelmesi sürecinde de son derece gizli destekçilerini görüyorsunuz. Kim mi onlar, defalarca yazdım, bir kez daha sadece isimleri bu rejim ve başındakiler ile anılan halen dünyanın büyük şirketleri, Siemens, Bayer, KruppThyssen AG, Löewe, Deusche Bank, Dresdener Bank, Hugo Boss, BMW, Coca Cola'nın Almanya versiyonu Fanta, Renault, Ford vs… say say bitmez… Sonra kalkıp birileri de bize “Hitler’i” deli, çılgın, meczup diye anlatmaya çalışıyor… Yahu böylesine organize bir şekilde, sınırsız ve sorumsuz sermaye destekli siyasal organizasyonların yarattığı ve başa oturttuğu muhteremin deli olabileceğini kim düşünürse düşünsün, ben düşünemem… Benim açımdan, ince eleyip, sık dokunarak yapılan bir seçimle tayin edilmiş birisidir. Çılgın projeleri mi vardır, evet, dünyada dün de bugün de çılgın projeleri olmayan yöneticiler var mı ki… Dünya da mümbit, noter vazifesi gören halklar da müsait olunca, samanlık seyran oluyor haliyle… 

 

Noter görevi üstlenmiş halk, bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen halk, yok görmedim vallahi, bak bunu duymamıştım diyen halk için söylenecek tek bir şey vardır bence, “haydi yürü taş arabası”… Bunu söyleyenlerin hepsi yalancıdır, işbirlikçidir… Hem de orada, burada, şurada diye tefrik etmeksizin bu değişmiyor… Özellikle konuya müteallik Almanlar, diyorlar ya, “biz bu olanları bilmiyorduk, çünkü gazeteler yazmıyordu”, tam ters köşe… Yahu siz asıl bilmek istemiyordunuz, asıl siz duymak istemiyordunuz… Şüphesiz dönemin itiraz bayrağını gerek içerden gerek dışardan kaldıran Alman komünistlerini hariç tutarak söylüyorum tüm bunları… Onlar az şeyler mi yaptılar, sadece siz göresiniz diye ama niyet olmayınca görmeye, görmediniz… Bildiriler dağıttılar okumadınız, mobil radyo istasyonları ile yayın yaptılar izlemediniz, gösteriler yaptılar görmezden geldiniz, evlere özel bilgilendirme ağları kurdular yine görmediniz, görmediniz oğlu görmediniz… Şimdi de utanma belasına “yok, haberimiz yoktu”, haydi oradan yalancılar… Siz esasen her şeyi görüyorsunuz duyuyorsunuz sadece işinize gelmiyor… Haydi o günler de duymadığınıza inanalım, şimdilerde hem de iletişimin tavan yaptığı bu noktada, tercihlerinizi nasıl izah edeceksiniz… Yahu daha çok taze dışişleri bakanınız Kiev’e gidip “çelik yelek, miğfer” giyerek sokaklarda yürümedi mi? Bunu da mı görmedeniz? Oysa sizin anlı şanlı “yeşiller partisi” üyesi dışişleri bakanı parti programı gereği antimilitarsit, savaş karşıtı, doğa koruyucusu olması gerekmez mi? Oysa, hemen uçağa atlayıp Moskova’ya gidip “Sn. Putin, yahu siz ne yapıyorsunuz, tamam Merkel hanım sizi kandırdı Minsk anlaşması konusunda, biz şimdi var gücümüzle çalışıp bunu telafi edeceğiz, şu savaşı azıcık erteleyin” demek düşmez mi? Peki Merkel’in Minsk anlaşmasını kastederek “biz Putin’i kandırmak için, Ukrayna’yı silahlandırmak için zaman kazanmak adına Minsk anlaşmasını imzaladık” demedi mi? Peki, noter olarak siz ne yaptınız bu muhteremlere karşı, alkış ve destek dışında… Yahu geçin bunları Allahaşkına… Diğer taraftan Putin kendisine kurulan bu tuzağı görmemiş midir? Hiç zannetmiyorum… Gördü ama sonuçtan kendisi faydalanacağı için görmezden geldi bence… İnanmayanlar Rusya ekonomisine baksınlar hem de bu akla ziyan, akıl almaz yaptırımlara karşın… Mesela savaş öncesi 1 TL kaç Ruble idi, şimdi 1 TL kaç Ruble… Ya da dolar cinsinden bakın… Hesap ortada…

Yine dönelim, “Devr-i Führer”e, karşı çıkan ahlaklı küçük bir azınlığı bir kenara koyarak, siz neden demediniz, “kardeşim biz neden Çekoslovakya’yı işgal ettik”, “Avusturya neden ilhak edildi”, “Polonya’ya neden işgal hareketi başlatıldı” “Fransa’ya neden saldırdık”… Demediniz çünkü içinizdeki “Deutschland, Deutschland uber alles” kabarmış hatta fışkırmış idi…

İşgal edilen topraklardan kaçırılan/kaldırılan çocukların kamplarında çalıştınız, hiç mi görmediniz yaşananları… Hâkimler, sadece Führeri desteklemiyor diye insanları tutukladı, sürgünlere gönderdi, bir önemli üst düzey hâkimin Hitler’e yazdığı ve günlük basında kasım kasım kasılarak neşredilen “Führer’im; halk mahkemeleri bundan böyle bir karar verirken, sizin nasıl karar vereceğinize inanıyorsa, o yönde bir karar vermeye çalışacaktır” mektup ile övündünüz… Mühendisleriniz kamplar inşa etti, Versay anlaşmasına istinaden askeri kısıtlamalar olmasına rağmen başka ülkelerde ordular kuruldu ve içinde yer aldınız, başka ülkelerde tanklar ürettiniz, uçaklar ürettiniz, hiç mi sormadınız kendinize biz bunları hangi sebeple ve haddinden fazla imal ediyoruz, sınırlamalarının ardına dolanarak SA ve SS paramiliter güçler oluşturuldu bunları da mı görmediniz?  Meydanlarda öbek öbek Hitler ile hemfikir olmayan yazarların kitapları yakılırken de mi haberiniz olmadı? Peki, o gün olmadı da bugün Dostoyevski, Tolstoy kitaplarının kütüphanelerden kaldırılmasından da mı haberiniz yok? Bunu uzatmak mümkün şüphesiz lakin gerek yok… Ben “siz Almanlara bir şey diyeyim mi?”… Sizin çok büyük çoğunluğunuz bizim muhteşem Sülo’muzun deyimi ile “beyninizi öteki dünyaya hiç kullanmadan götürüyor olduğunuzu düşünüyorum” ve nihayetinde de aynı çoğunluk Nazi’siniz hem de neo’sundan… Esasen, Almanlar tıpkı diğer milletlerin zehirlenmesi gibi “milliyetçilik zehirlenmesine” tutulmuşlardır, yahu haydi sokaklara dökülüp protesto edemediniz anlıyorum korku bu kolay değil peki neden her seçimde oy verdiniz ya da neden destek toplantılarına katılıp avuçlarınız patlayana kadar alkışladınız. Aslında hepsi her şeyi biliyor ama faşist ruh ve zihinleri böyle davranmayı münasip görüyor

 

Son söz,  “Rüşvetçi politikacıları, düzenbazları, hırsızları ve hainleri seçen halk kurban değil, suç ortağıdır…” diyor George Orwell, valla katılmayanlar olabilir lakin ben ziyadesiyle katılıyorum… 

 
  Bu yazı 323 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI