Bugun...
SON DAKİKA

Asil azmaz, bal kokmaz!!!!

 Tarih: 23-02-2024 12:23:00
SERVET ÇOLAK
Günaydın Can-Canlarım:
Hayatımıza yön veren, takip edildiği zaman müspet neticesinde yüzümüzü güldüren, hataya düştüğümüzde, eee, Atalarım demişti, sözünü hatırlayıp, kendimize kızdığımız, ama da, alışkanlıklarımıza devam eden insan denilen canlılarız! Lehimize söylenen sözlere bayılırız, hatta şişiniriz, ama gel gör ki, çoğu zaman şeytana uyduğumuz, sonradan da pişman olduğumuz anları yaşamaktan da imtina etmeyiz. Sebep çok basit: BEŞER ŞAŞAR! Ancak o beşer şaşırdığı zamanlarda da sonradan hayıflanır durur; ''ne salağım ben, daha geçen gün kendime bir daha bu hareketleri tekrarlamayacağıma söz vermiştim'', ancak gel gör ki, büyüklerimizin söylediği gibi; ''tavuk götü, tövbe tutmaz!'', yine yapar, yine yapar...
Bu gün paylaşılanlar arsında, çok hoşuma giden sözler var. Belki sizlere de gelmiştir, bilemem, ama ben yine de paylaşmak isterim. 'Anabirnot' diye bir paylaşıcıdan geliyor...diyor ki;
****Görgüyle büyüyen insan, asla şımarmaz. Ayıp bilir, edep bilir. Buna da eskiler; 'Asil azmaz, bal kokmaz' derler.
Hiç bir söz edep kadar güzel değildir der Hz. Ali.
Güzeli güzel yapan edeptir. Edep ise, güzeli sevmeye sebeptir, der Hz. Mevlana.
Bir insanda edep yok ise edep, neylesin medrese, mektep.
Okusa âlim olsa, yine merkep yine merkep, demiş Necip Fazıl. Vel hasılı kelam, her insan kendine yakışanı yapar. Çünkü kalite asla tesadüf değildir...****
Ne kadar doğru, asırların tecrübesiyle ağızdan çıkan sözler...Ama gel gör ki, biran olsun, büyüsüne kapılıp, hemen benimseyeceğimize karar veririz, ama dediğim gibi şu beşer var ya, hep şaşıyor bre kurban! Bir anda cazibesine kapılıp, her şeyi, ama her şeyi unutabiliyor veya yok sayabiliyor...ama bir insana yakışmayan her ne ise hemen sırıtıveriyor, geçmişini, alışkanlıklarını ele veriyor...ama yüzsüzlük eğer hakim olmuşsa bir insanda, her zaman haklı çıkabileceğini sandığı sebepler dizi oluşturur...yutturduğunu sanır kendisini, foyaya bulandı ya!! Amma, o foyalar dökülecektir kuşkusuz, bir yerden açık verecektir...onda da işi yüzsüzlüğe döküp, etrafında kendisini böyle duruma düşüren suçlu arar, kendisini sütten çıkmış ak kaşık bellemiştir ya!! Nasıl olsa bunu da yutarlar diye düşünür. Oysa ki, etrafındaki kişiler, paralı asker değillerse, çoktan serzenişte bulunmuşlardır, davranışları ile ilgili...ancak o kişi kendini çoktaaan Kaf dağına çıkarttığı için, inanmaz o ikazlara, bilakis kendini kıskandıkları için söylendiğine inanmıştır. Düşmeye görsün! Hep suçlu başkasıdır. Kandırılmıştır, aldatılmıştır...etrafını saran eblehlere de acındırır ve inandırır kendini her ne hikmetse...ya korku salmıştır, asarım keserim diye, ya da beslemiş, nemalandırmıştır bir şekilde! Eeee, bal tutup parmağını yaladı ve yalattıysa etrafına, bir nevi biat ordusu da oluşturmuştur, yan gel Osman bir dönüm bostan!!!!
****Kulu cehenneme götüren günahın çokluğu değil tövbesinin yokluğudur. Günahkar bedenlerimize tövbekar dillere yakışır...****
Ama gel gör ki, Ziya Paşa'nın dediği gibi;
***Bet asla yakışır mı üniforma?
Zerdûz palan ursan,
Eşek yine eşektir. *** Başa dönelim; Asil azmaz, bal kokmaz!!!!
Ama maalesef etrafımızda sonradan görmelerin, asil değiller yaa, yedikleri nanelerin kokusu taa nerelerden burnumuza doluyor, onlar yemiş vebalini bizler çekiyoruz...''Vurun abalıya!'' hikayesini bilir misiniz? Anlatayım;
Eski dönemlerde zenginler çuha ve şalvar giyerken fakirler de aba giyermiş. Bir gün, şehirli ahlaksız bir zengin, zavallı bir köylünün karısına göz koymuş. İşin içine namus meselesi de girmiş. Şehirli ile köylü arasında, tekme tokat bir kavga başlamış. Halk da kavgayı izliyormuş. Dükkan sahiplerinden birisi kavgayı ayırmak için çıraklarını göndermiş, ''seyre bakmayın, vurun ayırın'' demiş.
Kavganın olduğu bölüme giden genç çıraklardan birisi seslenmiş:
-Usta hangisine vuralım?
Dükkan sahibi usta şaşırmış, başına dert almamak için ''Bu da sorulur mu? Abalıya vurun abalıya vurun'' demiş.
Zavallı köylü de neye uğradığını şaşırmış... Yani, sözün özü; Sessiz, kimsesiz ve güçsüz kişilerin hakkının yenmesi anlamında kullanılır. Yumuşak huylu kişilere, adaletsizlik yapılmasının yanında bir de darbe vurulmasını anlatır....
  Bu yazı 614 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI