Bugun...
SON DAKİKA

Ders almıyoruz

 Tarih: 17-04-2024 12:37:00
SERVET ÇOLAK
Günaydın Can-Canlarım:
Uuuuu, amma da ara vermişiz sohbetlerimize! Koca bayram geçti, günler geçti!! Neyse, arayı kapatırız elbet! Ben de çene bol, sizler de dinleyici ve okuyucu olduktan sonra...
Bakıyorum da, ülke de hala Ramazan rehaveti mi desem, seçim kaybetmenin verdiği acıları, yaraları sarma hamleleri mi desem, bir sessizliktir gidiyor. Herkes aport ta bence! Ah, bir yanlışlık yapsan da seni ele güne ifşa etsem, rezil olsan falan gibi...hoş daha erken! Diğerlerinin enkazı öyle çarçabuk toparlanamaz herhalde!! Uğraşın bakalım birbirinizin açığını yakalamak için dedektifliklere, iğneyle kuyu kazmalara! Ama daha dur, daha dur kurban! Daha ancak yeni alışılıyor oturdukları sandalyelere! Ama yenilen pehlivan dövüşe doymazmış, kim bilir diğer cephede neler dönüyor neler? Ne planlar, programlar, ne hinlikler, ne senaryolar düzenleniyor? Bekleyelim görelim!
İnsanlar, birbirinin açığını yakalamak için yaptıkları çalışma ve araştırmaları normal işlerine yansıtsalar, ne kadar güzel yol alınır yapılan işte! Ama yok! Olur mu? Çamaşırlar, çarşaflar daha kirlenmedi! Şu anda muhalif duruma düşenlerin ama hali hazırda devleti idare edenlerin, en iyi becerdikleri, hedefe aldıkları kişileri, kapalı kapılar ardından bile, hatta mahremiyetlerine dalarak afişe etmek veya buldukları donelerle, şantaj ve tehditlerle alaşağı etmek. CIA ajanlarına taş çıkartırlar alimallah!!! Hep bu yöntemlerle tehlikeli gördüklerini susturup, saf değiştirtmediler mi? Başta, nasıl bir bozkurt ise, Bahçeli, CHP başkanlığı esnasında, Deniz Baykal, Muharrem İnceler, daha kimler kimler, ne rezillikler, ne sükutu hayallere uğratmalar, neler neler...
Ama, hepsinde bir günah keçisi bulunmasına rağmen, yapanlar faili meçhul gibi bıyık altından gülerek etrafın şaşkınlığıyla alay ettiler durdular. Taa ki millet kış uykusundan uyanana kadar! Şimdilerde, fırtına öncesi sessizlik kol geziyor. Yolsuzluklar, haksızlıklar, oyunlar yavaş yavaş ortaya çıktığında, etraf nasıl bir kaos olacak merak ediyorum! Ben yapmadım, onlar yaptı suçlamaları, aklama çalışmaları havalarda uçuşacak, yine gariban millet alacak nasibini...
''Sarı Öküz'' hikayesini bilir misiniz Can-canlarım??? Ben size anlatayım;
*****Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak öküzler, saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne
yanaşmış. Öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:
''Saygı değer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküzde. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım.''
Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, vermişler Sarı Öküzü aslanlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.
Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk'u istemişler:
''Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim.''
Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk'u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.
Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle, sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, ''verin bize şunu, yoksa karışmayız'' demeye başlamışlar.
Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış içeride. İçlerinden biri liderlerine, ''Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa vaktiyle ne kadar güçlüydük'' diye sormuş. Boz Öküz, Benekli Öküzün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli; ''Biz'' demiş, ''Sarı Öküz''ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı...****
Ben çok beğenerek ve severek öğrendim bu hikayeyi, öyle güzel, öyle doğru, anlamlı ve değerli ki, hayatımızın her evresinde bir yerlere monte edebiliriz! Bu ve benzeri olayları o kadar çok yaşıyor ve maalesef ders almıyoruz ki....
  Bu yazı 499 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI