Bugun...
SON DAKİKA

İYİLİK YAP, DENİZE AT!' SÖZÜ TARİHTE KALDI

 Tarih: 20-04-2024 09:31:00
YAŞAR EYİCE

*- GEÇMİŞ OLSUN İZMİR!

 

İzmir'de 4,5 büyüklüğünde deprem oldu.

AFAD, İzmir'in Seferihisar ilçesinde saat 11.02'de, 4,5 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini bildirdi.

Bütün hemşehrilerim ‘geçmiş olsun’ dileklerimi iletiyorum.

Bugün Cuma…

‘Hayırlara vesile olmasını’ her inanmış gibi birbirimize ilettik.

Camiler de doldu…

Ama bir de karşımıza, kimler çıkıyor?

Umarım bu yazdıklarım son olur:

 

*- YAZIKLAR OLSUN

 

Türkiye'de yıllardır depremleri kadınların giyim tarzına, ahlaki durumuna bağlayan bazı dini liderler ve yetkililerin açıklamaları şok üstüne şok etkisi yaratıyor.

Kayseri'de bir camide görevli imam 6 Şubat'ta yaşanan depremleri "ahlaksızlık ve hidayetsizlik" gibi nedenlere bağladı "Kadınlarımız, kızlarımız soyundukça soyunuyor" dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde imam olarak hizmet veren Çakmak, vaazına “Kadınlarımız, kızlarımız, soyundukça soyunuyor Allahım. Bizlerin başına gelenler ancak kendi ellerimizle yapıp ettiklerimizden dolayıdır buyuruyorsun. İslam memleketimizi terk ediyor” ifadeleriyle başladı.

Bu kafadakilere ne diyebiliriz ki?

Ben ‘Yazıklar olsun!’ diyorum bir müftü torunu olarak…

 

*- İYİLİK Mİ?

 

‘Birisine iyilik yaparsanız, o iyilik göreviniz haline gelir.

Yaptığınız iyiliği tekrarlamazsanız suçlu olursunuz!’

Son yıllarda ‘tecrübeli’ olarak bilinenlerin ağzından bu tür sözleri duyuyoruz.

‘Ne kadar yanlış düşünce’ diyenler vardır.

Ama maalesef günümüzde benzer konuşma ve düşüncelere çok rastlıyoruz.

Bazen bize yanlışları anlatmışlar.

Örneğin, ‘Elimizde baltalar biz ormana gideriz’ çocuk şarkısında olduğu gibi…

Örneğin;

Çizgi roman kahramanı Red Kit’in ağzından sigara düşmediği gibi…

Daha çok var…

Efkârlananın kendini içkiye vermesi gibi…

Hatta soyguncuların halk kahramanı ilan edilmeleri de bu işin cabası…

‘Çalıyor ama çalışıyor!’ gibi tuhaf ötesi yorumlara ne demeli?

Ha bir, ha bin!

Hiç ama hiç fark etmez…

Pire de, deve de böyle durumlarda ayırt edilemez…

Benim notlarımın başında şu ifade vardır:

‘Katili belki af ederim ama hırsızı kesinlikle af etmem!’

‘Yalanı ve yalancıyı kesinlikle hoş göremem…’

Ama son zamanlarda, ‘Karnını doyurmak için ekmek alan ile milleti dolandıranları aynı kefeye koyamayacağımı’ düşünmeye başladım…

Ata sözümüz var;

‘Aç ayı oynamaz!’ diye…

Vedat Yaşar ise şöyle diyor:

‘Bir yanlış için kapıyı, pencereyi kilitlersen, kapıda bekleyen doğruya da kıyarsın. İyilere iyiliklerle açılsın kapılar!’

 

*- SANKİ BİZİM İÇİN

 

Ünlü bir hikâyeden söz edeyim:

1968 yılında ay yolculuğuna çıkacak olan Neil Armstrong çöl koşullarında hazırlık yaparken çok yaşlı bir Kızılderili görüşmek ister…

Armstrong kabul eder.

Yaşlı Kızılderili, ‘Aya gidecekmişsin orada bizim atalarımız var, gidince onlara şu notu okur musun?’ diyerek bir kağıt uzatır.

Armstrong kâğıda bakar Kızılderili lisanıyla yazılmıştır, hiçbir şey anlamaz.

Ama merak eder, o lisanı anlayan bir Kızılderili bulunur, notu okuması istenir.

Yaşlı Kızılderili şöyle yazmış;

‘Bu gelen adam ne derse desin inanmayın.

Size kandırmaya topraklarını çalmaya geldi…’

Bu bize verilmiş bir mesaj herhalde!

Tamamen doğruyu içeriyor.

Sakın herkese inanmayın…

Bu konuda çok görüş ve hikayeler, hatta fıkralar var.

Bu hastalıktan kurtulmanın tek yolu de, okumak, bilgilenmek ve eğitim…

Bu yüzden hep söylüyorum,

Yanlış eğitim ve bilgilerden, algı operasyonlarından yalnız kendimiz değil, çocuklarımız, torunlarımız etkilenmesin istiyorsak, ilk görev belediyelere ve Atatürkçü yöneticilere düşüyor.

Mutlaka ve mutlaka her mahallede, aydın ve aydınlık, vizyon sahibi eğitmenlerin yönetiminde ‘ücretsiz ana okulları’ kurulmalı ve sayıları parmakla sayılacak kadar az olmamalıdır.

Ve en önemlisi;

Her söylenene mutlaka ve mutlaka ‘şüphe’ ile yaklaşılmalıdır.

Şüphe sizi doğruya götürür…

Çünkü araştırma yapmanızı sağlar…

Kanmayın, inanmayın…Aldanmayın…

 

*- BİR TANE YETMEMİŞ

 

İğneden ipliğe her kaleme neredeyse her gün yapılan zamlar vatandaşın, esnafın belini büküyor.

Her yeni zam restoran ve kafe menülerine de yansıyor.

Az porsiyonlar ve fahiş fiyatlar nedeniyle 'hafta sonu restoran ve kafelere gitmeme' çağrısı büyüdü.

Dalga dalga büyüyen bu çağrı nedeniyle hafta sonu ve pek çok restoran ve kafenin adeta 'sinek avlaması' bekleniyor.

Bakalım ilgiyi ve katılımı göreceğiz?

Çok yıllar önce bir derneğin çağrısı ile ‘Kasaplara boykot’ başlamıştı.

Sonra öğrenildi ki, ‘Boykot çağrısı yapan kadının evine bir buzdolabı daha aldığı ve ağzına kadar doldurduğu!’

Ah şu haberciler!

Neleri neleri ortaya çıkarıyor!

 

*-  GÖNÜL RAHATLIĞIYLA TELEFERİK KEYFİ

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa Birliği (AB) standartlarında hizmet sunduğu Balçova’daki Teleferik Tesisi için 5 Şubat 2024’te başlatılan bakım çalışmaları tamamlandı. 

2015 yılında yenilenerek hizmete alınan tesiste titiz bir süreç yürütüldü. Ayrıca Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ile TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’ne tesisin yıllık periyodik kontrollerinin yapılması ve raporlanması için davet gönderildi.

Faaliyette olduğu dönemlerde günde yaklaşık 2 bin 500 kişinin ziyaret ettiği tesislerde İzmirliler gönül rahatlığıyla Körfez ve kentin manzarasını keşfetmeye devam edecek.

 

*- NELER YAPILIYOR?

 

Tesiste üretici firmanın tavsiye, kullanım, bakım ve onarım kılavuzları rehberliğinde aksatılmadan yıllık, aylık ve haftalık bakımlar yapılıyor. Yılda bir kez yapılması zorunlu olan yıllık periyodik bakım çalışması kapsamında sistemdeki tüm hareketli parçalar elden geçiriliyor. Talimatlar ve kullanım ömürleri gibi ölçü toleransları kapsamında değiştirilmesi gereken parçalar yenileniyor, otomasyon ve elektrik sistemlerinde iyileştirme ve bakım çalışması yürütülüyor. Bakımlar; alanında eğitilmiş ve İZULAŞ A.Ş.  bünyesindeki tekniker ve teknisyenler tarafından kontrol ve kayıtlar güncel tutularak yapılıyor.

 

Tesisin EN 12927-8 standardı gereği halat manyetik kontrol testi (MRT) yıl içerisinde 6 aylık periyodlar ile tamamlanıyor. Ayrıca tesisin kesintisiz çalışmasını sağlayan elektrik jeneratörleri ile tesisin elektrik trafolarının bakımları da düzenli olarak takip ediliyor. Tesis çalıştırılmadan önce ve gün içerisinde günlük çalışma kontrolleri tamamlanıp kayıt altına alınıyor. Çalışmalar iş güvenliği uzmanları tarafından da denetleniyor.

 

*- İZMİR’İN SİMGELERİNDEN

 

İzmir’de 1974’te kurulan,  yenilenerek 2015 yılında yeniden hizmete alınan tesiste seyir terasları, dürbünleri ve mesire alanları yer alıyor. Tesiste toplam 20 kabin bulunuyor.

Rengarenk kabinler İzmir’in canlandırıcı ruhunu yansıtırken, her kabin en fazla 8 yolcu taşıyabiliyor.

Teleferik ile yolculuk yaklaşık 3 dakika sürüyor. 810 metrelik hat boyunca 60 dakikada ortalama bin 200 yolcu taşınıyor.

 

*-

 

Yaşar EYİCE
0532 781 95 18
 
Twitter: @Yeyicee
Facebook:  yasar.eyice.311

YAŞAR EYİCE

 

*- GEÇMİŞ OLSUN İZMİR!

 

İzmir'de 4,5 büyüklüğünde deprem oldu.

AFAD, İzmir'in Seferihisar ilçesinde saat 11.02'de, 4,5 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini bildirdi.

Bütün hemşehrilerim ‘geçmiş olsun’ dileklerimi iletiyorum.

Bugün Cuma…

‘Hayırlara vesile olmasını’ her inanmış gibi birbirimize ilettik.

Camiler de doldu…

Ama bir de karşımıza, kimler çıkıyor?

Umarım bu yazdıklarım son olur:

 

*- YAZIKLAR OLSUN

 

Türkiye'de yıllardır depremleri kadınların giyim tarzına, ahlaki durumuna bağlayan bazı dini liderler ve yetkililerin açıklamaları şok üstüne şok etkisi yaratıyor.

Kayseri'de bir camide görevli imam 6 Şubat'ta yaşanan depremleri "ahlaksızlık ve hidayetsizlik" gibi nedenlere bağladı "Kadınlarımız, kızlarımız soyundukça soyunuyor" dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde imam olarak hizmet veren Çakmak, vaazına “Kadınlarımız, kızlarımız, soyundukça soyunuyor Allahım. Bizlerin başına gelenler ancak kendi ellerimizle yapıp ettiklerimizden dolayıdır buyuruyorsun. İslam memleketimizi terk ediyor” ifadeleriyle başladı.

Bu kafadakilere ne diyebiliriz ki?

Ben ‘Yazıklar olsun!’ diyorum bir müftü torunu olarak…

 

*- İYİLİK Mİ?

 

‘Birisine iyilik yaparsanız, o iyilik göreviniz haline gelir.

Yaptığınız iyiliği tekrarlamazsanız suçlu olursunuz!’

Son yıllarda ‘tecrübeli’ olarak bilinenlerin ağzından bu tür sözleri duyuyoruz.

‘Ne kadar yanlış düşünce’ diyenler vardır.

Ama maalesef günümüzde benzer konuşma ve düşüncelere çok rastlıyoruz.

Bazen bize yanlışları anlatmışlar.

Örneğin, ‘Elimizde baltalar biz ormana gideriz’ çocuk şarkısında olduğu gibi…

Örneğin;

Çizgi roman kahramanı Red Kit’in ağzından sigara düşmediği gibi…

Daha çok var…

Efkârlananın kendini içkiye vermesi gibi…

Hatta soyguncuların halk kahramanı ilan edilmeleri de bu işin cabası…

‘Çalıyor ama çalışıyor!’ gibi tuhaf ötesi yorumlara ne demeli?

Ha bir, ha bin!

Hiç ama hiç fark etmez…

Pire de, deve de böyle durumlarda ayırt edilemez…

Benim notlarımın başında şu ifade vardır:

‘Katili belki af ederim ama hırsızı kesinlikle af etmem!’

‘Yalanı ve yalancıyı kesinlikle hoş göremem…’

Ama son zamanlarda, ‘Karnını doyurmak için ekmek alan ile milleti dolandıranları aynı kefeye koyamayacağımı’ düşünmeye başladım…

Ata sözümüz var;

‘Aç ayı oynamaz!’ diye…

Vedat Yaşar ise şöyle diyor:

‘Bir yanlış için kapıyı, pencereyi kilitlersen, kapıda bekleyen doğruya da kıyarsın. İyilere iyiliklerle açılsın kapılar!’

 

*- SANKİ BİZİM İÇİN

 

Ünlü bir hikâyeden söz edeyim:

1968 yılında ay yolculuğuna çıkacak olan Neil Armstrong çöl koşullarında hazırlık yaparken çok yaşlı bir Kızılderili görüşmek ister…

Armstrong kabul eder.

Yaşlı Kızılderili, ‘Aya gidecekmişsin orada bizim atalarımız var, gidince onlara şu notu okur musun?’ diyerek bir kağıt uzatır.

Armstrong kâğıda bakar Kızılderili lisanıyla yazılmıştır, hiçbir şey anlamaz.

Ama merak eder, o lisanı anlayan bir Kızılderili bulunur, notu okuması istenir.

Yaşlı Kızılderili şöyle yazmış;

‘Bu gelen adam ne derse desin inanmayın.

Size kandırmaya topraklarını çalmaya geldi…’

Bu bize verilmiş bir mesaj herhalde!

Tamamen doğruyu içeriyor.

Sakın herkese inanmayın…

Bu konuda çok görüş ve hikayeler, hatta fıkralar var.

Bu hastalıktan kurtulmanın tek yolu de, okumak, bilgilenmek ve eğitim…

Bu yüzden hep söylüyorum,

Yanlış eğitim ve bilgilerden, algı operasyonlarından yalnız kendimiz değil, çocuklarımız, torunlarımız etkilenmesin istiyorsak, ilk görev belediyelere ve Atatürkçü yöneticilere düşüyor.

Mutlaka ve mutlaka her mahallede, aydın ve aydınlık, vizyon sahibi eğitmenlerin yönetiminde ‘ücretsiz ana okulları’ kurulmalı ve sayıları parmakla sayılacak kadar az olmamalıdır.

Ve en önemlisi;

Her söylenene mutlaka ve mutlaka ‘şüphe’ ile yaklaşılmalıdır.

Şüphe sizi doğruya götürür…

Çünkü araştırma yapmanızı sağlar…

Kanmayın, inanmayın…Aldanmayın…

 

*- BİR TANE YETMEMİŞ

 

İğneden ipliğe her kaleme neredeyse her gün yapılan zamlar vatandaşın, esnafın belini büküyor.

Her yeni zam restoran ve kafe menülerine de yansıyor.

Az porsiyonlar ve fahiş fiyatlar nedeniyle 'hafta sonu restoran ve kafelere gitmeme' çağrısı büyüdü.

Dalga dalga büyüyen bu çağrı nedeniyle hafta sonu ve pek çok restoran ve kafenin adeta 'sinek avlaması' bekleniyor.

Bakalım ilgiyi ve katılımı göreceğiz?

Çok yıllar önce bir derneğin çağrısı ile ‘Kasaplara boykot’ başlamıştı.

Sonra öğrenildi ki, ‘Boykot çağrısı yapan kadının evine bir buzdolabı daha aldığı ve ağzına kadar doldurduğu!’

Ah şu haberciler!

Neleri neleri ortaya çıkarıyor!

 

*-  GÖNÜL RAHATLIĞIYLA TELEFERİK KEYFİ

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa Birliği (AB) standartlarında hizmet sunduğu Balçova’daki Teleferik Tesisi için 5 Şubat 2024’te başlatılan bakım çalışmaları tamamlandı. 

2015 yılında yenilenerek hizmete alınan tesiste titiz bir süreç yürütüldü. Ayrıca Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi ile TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’ne tesisin yıllık periyodik kontrollerinin yapılması ve raporlanması için davet gönderildi.

Faaliyette olduğu dönemlerde günde yaklaşık 2 bin 500 kişinin ziyaret ettiği tesislerde İzmirliler gönül rahatlığıyla Körfez ve kentin manzarasını keşfetmeye devam edecek.

 

*- NELER YAPILIYOR?

 

Tesiste üretici firmanın tavsiye, kullanım, bakım ve onarım kılavuzları rehberliğinde aksatılmadan yıllık, aylık ve haftalık bakımlar yapılıyor. Yılda bir kez yapılması zorunlu olan yıllık periyodik bakım çalışması kapsamında sistemdeki tüm hareketli parçalar elden geçiriliyor. Talimatlar ve kullanım ömürleri gibi ölçü toleransları kapsamında değiştirilmesi gereken parçalar yenileniyor, otomasyon ve elektrik sistemlerinde iyileştirme ve bakım çalışması yürütülüyor. Bakımlar; alanında eğitilmiş ve İZULAŞ A.Ş.  bünyesindeki tekniker ve teknisyenler tarafından kontrol ve kayıtlar güncel tutularak yapılıyor.

 

Tesisin EN 12927-8 standardı gereği halat manyetik kontrol testi (MRT) yıl içerisinde 6 aylık periyodlar ile tamamlanıyor. Ayrıca tesisin kesintisiz çalışmasını sağlayan elektrik jeneratörleri ile tesisin elektrik trafolarının bakımları da düzenli olarak takip ediliyor. Tesis çalıştırılmadan önce ve gün içerisinde günlük çalışma kontrolleri tamamlanıp kayıt altına alınıyor. Çalışmalar iş güvenliği uzmanları tarafından da denetleniyor.

 

*- İZMİR’İN SİMGELERİNDEN

 

İzmir’de 1974’te kurulan,  yenilenerek 2015 yılında yeniden hizmete alınan tesiste seyir terasları, dürbünleri ve mesire alanları yer alıyor. Tesiste toplam 20 kabin bulunuyor.

Rengarenk kabinler İzmir’in canlandırıcı ruhunu yansıtırken, her kabin en fazla 8 yolcu taşıyabiliyor.

Teleferik ile yolculuk yaklaşık 3 dakika sürüyor. 810 metrelik hat boyunca 60 dakikada ortalama bin 200 yolcu taşınıyor.

  Bu yazı 1485 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI